Cumhurbaşkanı Erdoğan“Kültüre, sanata, edebiyata yapılan yatırım geleceğe yapılan yatırımdır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülleri Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Kültüre, sanata, edebiyata yapılan yatırım geleceğe yapılan yatırım demektir. Bu anlayışla büyüyen, gelişen Türkiye’nin büyük iddialarına ve ideallerine yakışır bir kültür-sanat ikliminin tesisine katkıda bulunabilmek için çalışıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen, Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülleri Töreni’ne katıldı.

Törende bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019 Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülleri’ni kazanan isimlerin, Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu tarafından belirlendiğini ifade ederek ödül kazananları tebrik etti.

“ÜLKEMİZ, HER BİRİ DEFALARCA ÖDÜLLENDİRİLMEYE LAYIK SAYISIZ KÜLTÜR VE SANAT İNSANINA SAHİPTİR”

Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’nün 1979 yılından bu yana kültür ve sanat camiasının yıldızlarına, kıymetlilerine, çınarlarına takdim edildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Necip Fazıl Kısakürek, Sedat Hakkı Eldem, Süheyl Ünver, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Yaşar Kemal, Çelik Gülersoy, Metin Erksan, Halil İnalcık, Sezai Karakoç, Metin Sözen, Niyazi Sayın ve burada sayamadığım daha pek çok değerli kültür sanat erbabımız bu ödüle layık görülmüştür. Bugün de listeye bu toprakların yetiştirdiği değerlerden yeni isimleri ekliyoruz. Ödül takdim edeceğimiz isimlerin her birini kültürümüz ve irfanımız için birer abide olarak görüyoruz” dedi.

Türkiye’de her biri defalarca ödüllendirilmeye layık sayısız kültür ve sanat insanı bulunduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her yıl burada özellikle yaptığımız iş, bu büyük havuzdan âdeta bir avuç su alarak gönlümüzü ve ruhumuzu teskin etmektir” ifadesini kullandı.

“KÜLTÜR VE SANAT TIPKI BAYRAK GİBİ BAĞIMSIZLIĞIN ALAMETİFARİKALARINDAN BİRİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yıl edebiyat alanındaki ödülü Nuri Pakdil’e takdim etmeyi kararlaştırdıklarını dile getirerek, “Nuri Pakdil denince gözümüzün önüne, inancının ve mukaddes bildiği değerlerin onurunu yiğitçe taşıyabilmiş, kalem ve kelam ustası bir şahsiyet gelir. Onun bu coğrafyanın insanlarına miras bıraktığı en büyük değer, dilinden hiç düşürmediği, gönlünden hiç çıkarmadığı Kudüs sevdası olmuştur. 18 Ekim’de ebedi âleme yolcu ettiğimiz Nuri Pakdil üstadımızın bu kutlu davasına ömrümüz yettiğince sahip çıkmayı sürdüreceğiz” diye konuştu.

Sinema alanındaki ödülün Mesut Uçakan’a, müzik ödülünün ise Mazhar Fuat Özkan üçlüsüne takdim edileceğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “resmin şairi” olarak anılan sanatçı Devrim Erbil’e de resim alanındaki ödülün verileceğini, geleneksel sanatlar alanındaki ödülün de hattat ve ebru ustası sanatkâr Fuat Başar’a takdim edileceğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mimarlık alanındaki ödüle Doğan Kuban’ın layık görüldüğünü ifade ederken, sosyal bilimler alanındaki ödülün bu yılki sahibinin de Ahmet Yaşar Ocak olduğunu açıkladı.

Bu yılki vefa ödülünü ise Osmanlı coğrafyasında yer alan toplumların Türkiye ile gönül birliği sağlaması için üstün bir gayret sarf eden merhum Profesör Doktor Ahmet Haluk Dursun’a verdiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çalışma arkadaşımız merhum Haluk Dursun Hocamız, coğrafyanın genişliği ile gönlün, muhabbetin ve ufkun genişliği arasında doğrudan bir ilişki olduğunu söylüyor. Bunun için gençlere hep meraklı olmayı, duyarsızlıktan, ilgisizlikten, heyecansızlıktan kaçınmayı, Allah’a şükrü ve insanlara teşekkürü asla ihmal etmemeyi tavsiye etmiştir. Bu vesileyle kendisini bir kez daha rahmetle yâd ediyorum” şeklinde konuştu.

Ödül alan kültür ve sanat insanlarına şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kültür ve sanatın tıpkı toprak, tıpkı bayrak gibi bağımsızlığın alametifarikalarından biri olduğunu her fırsatta tekrarlıyoruz. Kendine ait kültür ve sanat üretimi, birikimi, politikası olmayan toplumlar bu bakından güçlü toplumların gizli veya açık hegemonyası altında ezilmeye mahkûmdur” değerlendirmesinde bulundu.

“ÜLKELERİN GELECEĞE GÜVENLE BAKABİLMELERİNİ SAĞLAYAN MEDENİYET BİRİKİMLERİNİN GÜCÜDÜR”

Ülkelerin ve toplumların geleceğe güvene bakabilmelerini sağlayan unsurun maddi güçlerinden ziyade, medeniyet birikimlerinin gücü olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Yusuf Has Hacib,  yurdu kılıçla alırsınız, kalemle tutarsınız derken, işte bu gerçeği işaret ediyor. Nizamülmülk de, mızrağı bir yere kadar atarsınız, kelimelerin ve düşüncenin menzilinin ise sınırı yoktur derken sanki günümüz kültür sanat iklimini anlatıyor. Hazreti Ömer bir gün Herim Bin Sinan’ın kızına rastlar, Kaside-i Bürde sahibi Ka’b Bin Zübeyir’in babası için yazdığı şiiri kastederek ‘O şah esere övgüler için baban ne verdi?’ diye sorar. Herim Bin Sinan’ın kızı, ‘Babam ona arık bir at, cılız bir deve, solmuş bir elbise ve çokça da para verdi.’ diye cevaplar. Bunun üzerine Hazreti Ömer Radıyallahu Anh, ‘Unutma kızım, sizin ona verdikleriniz yok oldu, ancak onun size verdiğini ne zaman eskitebilir ne de asırlar yok edebilir.’ diye mukabelede bulunur.”

“BUGÜN ÂDETA BİNLERCE YILIN İNTİKAMINI ALMA İSTEĞİYLE GİRİŞİLEN BİR SALDIRIYLA KARŞI KARŞIYAYIZ”

Türkiye’nin sahip olduğu güzelliklerle dünyanın en zengin ülkelerinden biri olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ancak, lafa gelince kültürel bakımdan çeşitlilik içinde birliği savunanların kendilerininki dışında tüm renklerin yok edilişine seyirci kaldığını görüyoruz. Bağdat, Şam, Halep gibi coğrafyamızın kadim medeniyet merkezleri yerle bir edilirken, Paris’te, Londra’da, Roma’da, Berlin’de oturanlar ses çıkarmıyordu. Birinci ve İkinci Körfez Savaşı’nda Irak’ın tarihî ve kültürel mirası ya yağmalanmış ya tahrip edilmişti. Benzer vandallıklar Afganistan’da da sergilendi. Esasen bunların hepsi de bizim medeniyetimizin, hatta çoğu doğrudan bizim kültürümüzün eserleridir” ifadelerini kullandı.

Bugün Suriye’de de benzer bir vahşetin yaşandığını, sadece insanların değil, binlerce yıllık bir tarih ve kültürün de yok edilmeye çalışıldığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bu coğrafyada yaşamış tüm medeniyetlerin ortak özelliği, Batı’ya karşı üstünlük sağlamış olmalarıdır. Bugün âdeta binlerce yılın intikamını alma isteğiyle girişilen bir saldırıyla karşı karşıyayız. Müslüman Boşnakları alçakça katledenlere göklere çıkartan, kaleminden kan ve nefret damlayan birine Nobel ebediyet ödülü verildi ve maalesef bir avuç insan dışında kimse buna ses çıkarmadı. Acaba aynı sessiz tasdik mesela 100 bin İngiliz’i, Almanı, Fransız’ı, İtalyan’ı, Norveçliyi katleden birini öven kişiye Nobel verilse yine tekrarlanır mıydı? Hiç sanmıyorum. Bu gerçekler bize kültür sanat alanında dünya çapında söz sahibi olmadan hayat hakkımızı bile savunabilmemizin mümkün olmadığını gösteriyor.”

“KÜLTÜR VE SANAT HAYATIMIZA ÖNEMLİ KATKILARDA BULUNAN DEĞERLERİMİZ İÇİN NE YAPSAK AZDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yeni bir şahlanışın, yeni bir hamlenin eşiğinde olduğuna dikkati çekerek, “Yeni yönetim sistemimiz içinde yer alan Kültür Sanat Politikaları Kurulumuz, inşa ettiğimiz kütüphaneler ve opera binaları, destek verdiğimiz projeler bunun işaretidir. Önümüzdeki yılları eğitim öğretimdeki ve kültürdeki eksiklerimizi tamamlama dönemi olarak ilan ettik. Hep birlikte daha çok çalışarak, daha çok üreterek, daha çok mücadele ederek bu konudaki hedeflerimize de ulaşacağız” diye konuştu.

“Sanat marifettir, marifet iltifata tabidir ve müşterisiz meta zayidir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Münevverlerimiz, sanatçılarımız, yazarlarımız, şairlerimiz her türlü iltifatı fazlasıyla hak ediyor. Kültür ve sanat hayatımıza çok önemli katkılarda bulunan, özgün eserleri veya hizmetleriyle öne çıkan değerlerimiz için ne yapsak azdır. Kültüre, sanata, edebiyata yapılan yatırım, geleceğe yapılan yatırım demektir. Biz de bu anlayışla büyüyen, gelişen Türkiye’nin büyük iddialarına ve ideallerine yakışır bir kültür-sanat ikliminin tesisine katkıda bulunabilmek için çalışıyoruz” sözlerine yer verdi.

Siyaseti aynı zamanda bir sanat olarak gördüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü bize göre gönülle üretilen, sabırla üretilen her şey sanattır. Sanat, tutkunun, aşkın, sevdanın, adanmışlığın, sabır ve estetik imbiğinden süzülmesidir. İnsanlara hizmet için yüreğini ortaya koymuş, ömrünü adamış, aşkla ve sevdayla çalışmış herkesin ortaya bir sanat eseri koyduğuna, sanatçı ruhunu teneffüs ettiğine inanıyorum” dedi.

“KÜLTÜR VE SANAT İNSANLARI GENÇLER TARAFINDAN ÖRNEK ALINMALI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her biri kendi alanlarının üstatları olan kültür ve sanat insanlarının gençler tarafından örnek alınması gerektiğini tavsiye etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından; “Sosyal Bilimler” alanında Prof. Dr. Ahmet Yaşar Ocak’a, “Sinema” alanında Mesut Uçakan’a, “Müzik” alanında Mazhar Alanson, Fuat Güner ve Özkan Uğur’a (MFÖ), “Sanat” alanında Devrim Erbil’e ve “Geleneksel Sanatlar” alanında Fuat Başar’a ödüllerini takdim etti.

“Mimarlık” alanında ödüle layık görülen Prof. Dr. Doğan Kuban’ın ödülü, Prof. Dr. Murat Gül’e verilirken, “Edebiyat” dalında ödüle layık görülen ancak eylül ayında hayatını kaybeden Nuri Pakdil’in ödülü, öğrencisi yazar Necip Evlice’ye verildi.

Ağustosta Van’ın Erciş ilçesinde geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybeden eski Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Haluk Dursun’un “Vefa” alanındaki ödülünü ise kızı Nilay Dursun aldı.

Ödül takdiminin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan ödül alanlarla hatıra fotoğrafı çektirdi. Törenin ardından MFÖ konser verdi. Konseri Cumhurbaşkanı Erdoğan da dinledi.

Törene; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ve çok sayıda sanatçı katıldı.

Enerji petrol medya Ceo – Mehmet Ali setencioğlu,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir